Akne

Akne beyaz kabarık noktalar ,beyaz renkli kapalı ve siyah renkli açık gözenekler, iltihaplı kızarık sivilceler , derinlerde yerleşen topaklar (kist) ve yerlerinde kalabilen izlerle karakterize bir cilt hastalığıdır.Genellikle yağ bezelerinin daha çok bulunduğu yüz, göğüs ve sırtta oluşur. Tipik ortaya çıkma yaşları 12 ila 18 arası olsa da akne küçük yaşlarda ve erişkin çağlarda da kendini gösterebilir. Birçok yetişkin kadın, ergenlik dönemi ve genç yaşlarda akne sorunu yaşamamış olmasına rağmen 20’li ya da 30’lu yaşlarda hormonal dengesizlik nedeniyle akne sorunuyla karşı karşıya kalabilir. Bu durum hastaları psikolojik ve sosyal açıdan ciddi derecede rahatsız eder. Akne sorunuyla beraber kendine güven duygusunda çöküş, intihar eylemi , sosyal davranışlarda bozukluk ,depresyon ve anksiyete bozuklukları bildirilmiştir. Bu nedenle tedavi edilmesi gereken bir sorundur akne …
Akne neden oluşur?
Akne genellikle ergenlik döneminde genetik ,hormonl değişiklik , yağ salgısında artış gibi faktörlerin etkisiyle gelişir ve 25 yaşından önce de kendiliğinden iyileşir. Akne sorunu bazen özellikle kadınlarda 40 yaşa kadar sürebilir. Diyet ve derinin kirlenmesi! akneye neden olan faktörlerin arasında değildir. Siyah nokta olarak bilinen açık komedonlar aslında yağ birikintilerinin havayla teması sonucunda ortaya çıkar. Aşırı yıkama ve ovma akne sorununu daha da kötüleştirebilir. Gebelik ,adet döngüsü, menopoz ya da doğum kontrol hapı kullanımı gibi hormonal dalgalanmalar erişkin kadınlarda görünen akne sorununu önemli bir şekilde etkileyebilir. Bu tip sivilce şikayetleri dönem dönem ağız ve çene çevresinde ortaya çıkar. Kortizon gibi bazı ilaçlar da akne sorununa neden olabilirler.
Neden Akne tedavisi gereklidir?

Aknenin,hormonal ,fiziki ve sosyal değişimin en üst noktası olan ve kimlik gelişiminin yaşandığı ergenlik döneminde ortaya çıkması, bu hastalığı kişilerin kaygılarının odak noktası haline gelmesinde önemli rol oynuyor. Öyle ki akne hastanın diğer insanlarla ilişkilerinde, kendisi ile ilgili değerlendirmelerinde ve günlük performansında etkili olmaktadır. Bu nedenle bu hastalara tedavinin yanında , bilgi verilip kişinin psikolojik ve sosyal yönden desteklenmesi önerilmektedir.

Akne nasıl tedavi edilir?

Tüm dermatologlar akne sorununa kombinasyon tedaviler ile çözüm arıyorlar. Bu tedavilerinin seçimi akne sorununun özelliklerine ve klinik tabloya bağlıdır. Tedaviye başlamadan önce hastaya akne tedavisinin uzun süre devam edeceğini , üç aydan önce beklenen etkinin görülemeyeceği ve preparatların sadece lezyon bölgesine değil,tüm yüze uygulanmasının gerektiği anlatılır.

Öncelikle cildi temizlemek için nötr PH’daki yumuşak bir sabun veya losyon kullanmak gereklidir.

Klinik tablo Komedonlara (tıkalı gözenekler) sınırlıysa lokal ajanlar; vitamin A türevleri, benzoil peroksid gibi soyucu preparatlar ve lokal antibiyotikler yeterli olabilir. Bu teadaviden iyi sonuç almak için 6 hafta kullanımı önerilir .

Sorun ağırlaşıp klinik tabloya sivilceler eklenirse o zaman tetrasiklin, minosiklin veya sulfametoksazol içeren antibiyotikler ağızdan alınmalı ve topikal antibiyotikli ve soyucu ilaçlar dışarıdan sürülmelidir. Antibiyotik kullanımı enflamasyonu belirgin derecede kontrol altına alır.

Eski kist benzeri deri altında gelişen sert oluşumlara da kortizon içeren ilaçlar enjekte edilir.

Hormonal dalgalanmalara bağlı gelişen akne sorunu için öncelikle kandaki androjen hormonlarının düzeyi bakılmalıdır.Bu hastalara antibiyotiklerin yanında hormonların etkisini engellemek için siproteron asetat, spironolakton gibi antiandrojenler veya doğum kontrol hapları verilebilir.

Sentetik bir retinoid olan isotretinoin akne tedavisinde büyük değişikliklere yol açtı. Akne lezyonlarının oluşumunda rol oynayan tüm mekanizmalara etkili olan isotretinoin tedavide neredeyse mucizevi sonuçlara neden olmasına rağmen yan etkileri nedeniyle sadece şiddetli akne hastalarında kullanılmaktadır. Ciddi yan etkileri nedeniyle hastaların takipleri düzenli aralıklarla ilaç kullanımında deneyimli doktorlarca yapılmalıdır.

Akne izlere neden olabilir mi ?

Akne vulgaris birçok hastada sorunsuz olarak sonlanmasına rağmen bazı hastalarda skar veya gelişimine neden olmaktadır. Akne sonrası buz kıracağının yaptığı izlere benzer çokük skar veya izlere sık rastlanır. Bu tür skarların tedavisinde kimyasal ajanlarla yüzeyel soyma işlemleri, dermabrazyon ve en etkilisi fraksiyonel lazer uygulaması önerilebilir. Ancak bu uygulamalara başlamadan Önce hastaya tedavinin uzun sürebileceği ve riskleri, anlatılır.